Köpeklerde helmint enfeksiyonlarının yayılışına yönelik Türkiye'de ve dış ülkelerde çok sayıda araştırmalar yapılmış ve çeşitli sonuçlar alınmıştır. Türkiye'de yapılan çalışmalarda köpeklerdeki helmint enfeksiyonlarının yayılışının otopsi sonuçlarına göre % 27.0- 100.0
3-6,9,10,16,22,26,28,29,31,32, dışkı bakılarına göre ise % 35.0- 87.0 olduğu bildirilmektedir
7,14,16,28,29,31,35. Dışkı bakılarına göre yayılışın Konya'da % 35.0 -37.7
3,14; Ankara'da % 58.3- 87.0
7; Kars'da
31 73.8 olduğu tespit edilmiştir. Dış ülkelerde yapılan çalışmalarda ise dışkı ve otopsi bakılarına göre yayılış Japonya'da
25 % 79.9, Belçika'da
33 % 34.2, Polonya'da
20 % 32.0, Macaristan'da
13 % 50.0, Ürdün'de
12 % 70.0, İran'da
21 % 36.2 olduğu kaydedilmiştir. Bu çalışmada dışkı bakısına göre köpeklerde %60.0 yayılış tespit edilmiş, Konya'daki verilerden yüksek, Ankara ve Kars'la benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Van ilinin coğrafi yapısı, başıboş köpeklerin çokluğu ve genel olarak halkın sosyo- ekonomik seviyesinin düşüklüğü sebebiyle bu hayvanların kontrol altına alınamaması yayılışın yüksek çıkmasının en büyük sebepleridir. Ayrıca kontrolsüz ve kaçak kasaplık hayvan kesimleri ve sakatatların çevreye saçılması, bunların da başıboş köpekler tarafından yenmesi de önemli bir etkendir. Bütün bunlar elde ettiğimiz sonuçların, aynı köpeklerde dışkı bakısının birkaç kez tekrarlanması veya otopsi sonuçlarıyla desteklenmesi halinde çok daha yüksek çıkacağını göstermektedir.
Konya'da 14 dışkı bakısına göre yapılan bir çalışmada sokak köpeklerindeki enfeksiyon % 60.7, ev köpeklerinde ise % 14.8 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada sahipli köpeklerdeki enfeksiyon ( % 76.9) daha yüksek kaydedilmiş; sokak köpeği (% 59.0) ile kurum köpeği (% 46.4) grupları arasındaki enfeksiyon oranları birbirine yakın bulunmuş ve istatiksel olarak anlamlı bir fark görülmemiştir. Ancak sahipli köpeklerdeki enfeksiyon oranı diğer iki gruba göre Duncan t-test metodu ile anlamlı bulunmuştur (<0.05). Sahipli (ev veya bahçe) köpeklerin bir sahibi olsa da başıboş ve kontrolsüz dolaşan hayvanlardır. Bunlardaki enfeksiyon yüksekliği tesadüf olabileceği gibi bir sebebi de bu olabilir. Türkiye'de yapılan çalışmalarda T.leonina'nın otopsi ve dışkı bakısı sonuçlarına göre % 14.8-71.4 yayılış gösterdiği bildirilmektedir 3,6,9,26,31. En yüksek yayılışın Elazığ 28 ( % 68.3) ve Kars 31 ( % 71.4) gibi doğu illerinde, en düşük yayılışa ise Ankara, Bursa ve Konya gibi gelişmiş şehirlerde rastlanmıştır. Konya 14, Ankara 7 ve Kars 31 yöresi sokak köpeklerinde dışkı bakısına göre yapılan çalışmalarda T.leonina'nın yayılışı sırasıyla % 14.8, % 43.0 ve % 47.6 olarak tespit edilmiştir. Dış ülkelerde ise bu parazitin yayılışının dışkı ve otopsi bakılarına göre % 1.0-33.7 olduğu bildirilmiştir 1,13,17,20,24,25,30,33,34. Bu çalışmada T.leonina % 23.5 olarak tespit edilmiş; yayılış en yüksek sahipli (% 30.8) köpeklerde gözlenmiş, onu sırasıyla kurum (% 28.6) ve sokak köpekleri (% 18.0) takip etmiştir. Yayılış Türkiye ortalamasına yakın bulunmuştur. Bununla beraber incelenen hayvan sayısı artırıldığında ve aynı hayvandan birden fazla numune alındığında oranın yüksek çıkacağı tahmin edilmektedir.
İnsanlarda Visceral Larva Migransa sebep olan T.canis Türkiye'de otopsi ve dışkı bakısı sonuçlarına göre % 4.1-59.4 3,4,9-11,16,31); dış ülkelerde ise % 1.0-79.9 gibi yüksek bir yayılışa sahiptir 1,12,,20,24,25,34. Ülkemizde T.canis' ın dışkı bakısı sonuçlarına göre Konya'da (14) % 14.8, Ankara'da % 13.2 7, Kars' da % 35.7 31 yayılış gösterdiği tespit edilmiş, otopsi bakılarında yayılışın daha yüksek olduğu bildirilmiştir 10. Bu çalışmada genel olarak %13.9 yayılış gözlenmiş, sokak köpeklerinde %19.7, sahipli köpeklerde %15.4 oranında rastlanmış, kurum köpeklerinde ise tespit edilmemiştir. Ayrıca T.canis'in yayılışının T.leonina'dan daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu durumu parazitlerin biyolojileri ile açıklamak mümkündür. Çünkü kurum köpeklerinde T.leonina tespit edilirken, T.canis görülmemiştir. Sokak ve sahipli köpekler başıboş dolaştıkları için boş arazilere, çocuk parklarına dışkıları ile parazit yumurtalarını bırakırlar ve sürekli çevreyi kirletirler. İnsanlar ve özellikle de çocuklar iç organ larva migrans hastalığına sebep olan bu askarit yumurtalarını almak suretiyle tehdit altında kalmaktadırlar.
İnsanlarda Visceral Larva Migransa sebep olan diğer bir parazit kancalı kurtlar otopsi ve dışkı bakılarına göre Türkiye'de % 4.8-73.8 7,10,14,31, dış ülkelerde ise % 1.0-23.6 yayılış gösterdiği bildirilmektedir 1,12,17,20,24,25,33,34. Ülkemizde dışkı bakısı sonuçlarına göre U.stenocephala'ya Konya' da % 2.6 14, Ankara'da % 15.7 7 ve Kars'da % 57.1 31; A.caninum ise Konya'da 14 % 0.8 oranında rastlanmıştır. Bu çalışmada dışkı bakılarına göre U.stenocephala'ya sadece bir sokak köpeğinde rastlanmış, A.caninum ise % 8,7 oranında tespit edilmiştir. Yayılışın sokak ve sahipli köpeklerde sırasıyla % 11.5, %15.4 olduğu gözlenmiştir. Kurum köpeklerinde rastlanmaması kulübelerin temizliğiyle alakalıdır. Van çok güneş alan bir yer olmasına rağmen kancalı kurtların gelişmesi için uygun bir yerdir. İncelenen hayvan sayısı artırıldığı taktirde ve otopsi incelemesi yapıldığı durumda yayılışın çok daha yüksek çıkması mümkündür.
Zoonoz helmint enfeksiyonlarının en önemlilerinden olan ve Taeniidae ailesinden yer alan E.granulosus'un yayılışının Türkiye'de % 0.9-44.0 olduğu bildirilmektedir 3,,9,10,28,31. Bu parazitin larva formu olan kist hidatik kasaplık hayvanlarda ekonomik kayıplara yol açarken, insanlarda da maddi kayıplar yanında ölüm, sakatlık gibi zararlara da sebep olmaktadır. Kasaplık hayvanlarımızda kist hidatiğin yayılışının ise % 3.5-63.2 olduğu kaydedilmiş 2, insanlarda da küçümsenmeyecek oranlarda yayılış sergilediği bildirilmiştir. Van'da yapılan çalışmalarda kist hidatiğin kasaplık hayvanlardaki yayılışının % 4.5- 68.7 olduğu tespit edilmiş 8, son konaklardaki yayılış üzerine bir çalışma yapılmamıştır. Etcil hayvanlar üzerine yapılan çalışmalarda dışkıda tespit edilen Taenia spp. yumurtalarının cins ve tür düzeyinde ayırımı pratikte mümkün olmamakta ve tespit edilen yumurtaların Echinococcus spp. olarak değerlendirilmesi halk sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.
Köpeklerde Taenia spp'nin yayılışının ülkemizde 4,10 % 14.2-46.0, dış ülkelerde 1,13,25,30) ise % 2.4-44.0 olduğu bildirilmektedir. Bu çalışmada Taenia spp. enfeksiyonu % 14.8 olarak tespit edilmiştir. Yayılışın sokak, kurum ve sahipli köpeklerde sırasıyla % 9.8, % 7.1 ve % 34.6 olduğu gözlenmiştir. Sahipli köpeklerde oranın yüksek olması önemli bir bulgudur. Tespit edilen bu yumurtaların zoonoz parazit olan Echinococcus spp olma olasılığı açısından insan sağlığını önemli ölçüde tehdit etmektedir.
Köpeklerin önemli helmintlerinden ve aynı zamanda zoonoz olan D.caninum yapılan çalışmalarda Türkiye'de % 34.0-52.0 3,4,10,16,28,29, dış ülkelerde ise % 0.4-24.6 1,12,13,25 yayılış göstermektedir. Bu çalışmada D.caninum'un % 3.5 yayılış gösterdiği tespit edilmiş, bir sokak (% 1.6) ve üç kurum (% 10.7) köpeğinde parazite rastlanmıştır. Bu düşük oran köpeklerden bir defaya mahsus dışkı numunesi alınması ve şeritlerin her gün halka ve dolayısıyla yumurta atmamalarından dolayı gözden kaçan bir enfeksiyonla alakalı olabileceği gibi; kışları uzun ve nispeten soğuk geçen Van'da arakonak populasyonundaki bir sorundan da kaynaklanabileceğini akla getirmektedir.
Dışkı bakısına göre yapılan çalışmalarda bulgular daha çok cins düzeyinde kalmakta ve yaygın türlerin ise T.leonina, T.canis, kancalı kurtlar, Taeniidae türleri ve D.caninum olduğu bildirilmekte, trematodlara pek rastlanılmadığı kaydedilmektedir 7,14,31. Bu çalışmada bu bilgileri doğrular nitelikte 2 cestod ve 4 nematod türü tespit edilmiş, trematod yumurtalarına rastlanmamıştır.
Sonuç olarak;
1. Van'da köpeklerde helmint enfeksiyonlarının yayılışı % 60.0 olarak tespit edilmiştir.
2. Enfeksiyonun sokak, kurum ve sahipli köpeklerde sırasıyla % 59.0, % 46.4 ve % 76.9 olduğu gözlenmiş, yayılışın sahipli köpeklerde, sokak ve kurum köpeklerine göre daha fazla olduğu görülmüştür.
3. En fazla yayılış gösteren türün T.leonina olduğu (% 23.5), onu Taenia spp. (% 14.8) ve T.canis'in (% 13.9) izlediği tespit edilmiştir.
4. İnsanlarda Visceral Larva Migransa ve kist hidatik hastalığına sebep olan T.canis, A. caninum ve Taenia spp. yüksek yayılış göstermişlerdir.
Bu nedenle; insan ve hayvan sağlığı açısından önemli sorun oluşturan paraziter etkenlerin bulaşması ve çevreye yayılmasında rol oynayan sokak köpeklerinin acilen kontrol altına alınması, belirli merkezlerde toplanarak ilaçlanmaları, üremelerinin önüne geçmek için kısırlaştırılmaları ve bu konularda halkın bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca sahipli ve kurum köpeklerinin her yıl birkaç defa parazitolojik muayeneleri ve üç dört defa antihelmentik tedavileri yapılmalıdır.