Manisa ilinde, daha önceki yıllarda yapılmış olan sıtma çalışmaları göstermektedir ki; 1990'dan sonra azalan olgu sayısı 1994'den itibaren tekrar yükselmiş, 1999'da son 20 yılın en yüksek sayısına ulaşmıştır
7. İl Sağlık Müdürlüğü Sıtma Savaş Birimi, aktif sürveyans, vektöre yönelik savaşım ve personel eğitimi çalışmalarına verdiği önemi arttırarak, sıtma insidansının 2000'de % 0,08, 2001'de % 0,02 seviyesine kadar azalmasını sağlamıştır
9.
Manisa ilinde sıtmanın son durumunu gösteren bu çalışmamızda, olgu sayısının azalmaya devam ettiği gözlenmiştir (Tablo 4). Sıtma Savaş Birimi verilerine göre, Doğu ve güneydoğu Anadolu'dan Manisa'ya gelen tarım ve orman işçisi sayısında son 5 yıldan bu yana azalma görülmekte, ayrıca yerleşme amacı ile gelen sayısında da düşüşler saptanmaktadır 9. Tablo 3'te görüldüğü gibi, son üç yıldaki 24 olgunun 22 tanesi Güneydoğu Anadolu'dan gelmiş, yine 24 olgunun 20 tanesi tarım işçisi olarak geçici süre Manisa'da ikamet etmiş kişilerdir. Manisa' da 1994-1998 yılları arasında saptanan toplam 1906 olgudan 1548' inin dışarıdan gelen olgular olduğu bildirilmiştir 12. 1999-2001 yılları arasında Manisa'da saptanan sıtma olgularının ise % 56,4' ünün dış kaynaklı olduğu saptanmıştır 10.
Aydın'da yapılan çalışmada ise, Sarı ve arkadaşları 2001-2003 yılları arasında toplam 64 sıtmalı olgu saptadıklarını, daha önceki yıllara oranla kademeli olarak olgu sayısının azaldığını belirtirken, yerli olgu sayısında artış olduğuna dikkat çekmişlerdir 11. Araştırmamızda, yerli olgu olarak 2002'de görülen (Tablo 3) iki sıtma olgusu devamlı yerleşim yeri İzmir olan, tarım işçisi olarak Manisa'ya gelmiş kişiler olup, tedavi edilememiş ve sınıflandırılamayan olgular grubunda değerlendirilmişlerdir.
Tablo 2'de görüldüğü gibi, geçmiş yıllardaki benzer çalışmalara paralel olarak son 3 yılda da sıtma olguları, vektör Anofel populasyonunun en yüksek olduğu Mayıs ve Ekim ayları arasında yoğunlaşmaktadır. Yine benzer çalışmalara uygunluk içinde, sıtmalı olguların % 79,16'sını 15 yaş ve yukarısındaki kişiler oluşturmuştur (Tablo 1). Tüm bölgelerimizde tarım ve orman işçilerinin büyük kısmı, nüfusun bu yaş grubundan oluşmaktadır. Manisa ili toprak özellikleri ve doğal su kaynakları açısından elverişli olması nedeniyle, narenciye, çay, fındık ve muz dışında her türlü ziraatın yapılabildiği bir il konumundadır ve bu nedenle özellikle bahar ve yaz aylarında bir işçi hareketi yaşanmaktadır. Çetinkaya ve arkadaşları; 1997-2003 arası 7 yıllık süreyi kapsayan retrospektif çalışmada, Afyon'da % 0.18 oranında sıtma paraziti saptamışlar ve olguların % 79'unun Afyon dışından kaynaklandığını bildirmişlerdir 3. Alver ve arkadaşları Bursa'da 1986-2002 arası sıtma olgularını retro-spektif olarak araştırmışlar, saptadıkları 700 olgunun % 69,7' sinin Güneydoğu Anadolu bölgesinden kaynakladığını belirtmişlerdir 2. Şanlıurfa'da, Akkafa ve arkadaşlarının 1995-2000 yıllarını kapsayan çalışmalarında saptadıkları sıtma olgularının % 64,5' inin yerli olgulardan oluştuğu ve bu yüzdenin önceki dönemlere göre ciddi oranda artmış olduğu bildirilmiştir 1
Araştırmamız sonucunda, Manisa il Sağlık Müdürlüğü Sıtma Savaş Birimi'nin planlı ve disiplinli aktif ve pasif sürveyans çalışmaları , vektöre yönelik savaşım ve personelin periyodik eğitim programları ile sıtma enfeksiyonunda son yılların en düşük seviyelerine ulaştığı görülmüştür. Manisa iline son beş yıldan bu yana tarım ve orman işçisi olarak gelen sezonluk işçi sayısındaki azalmanın da, son yıllarda çoğunlukla dış kaynaklı olduğu saptanan sıtma olgu sayısının düşmesinde etken olduğu anlaşılmaktadır. Sıtma savaş hizmetlerinin planlanabilmesi ve etkin bir şekilde yürütülebilmesi için, hastalığın hangi bölgelerde ve ne sıklıkta görüldüğünün bilinmesine gerek vardır. Bu nedenle, belli aralıklarla sıtma sıklığını ortaya koyan bölgesel çalışmaların yararlı olduğunu düşünmekteyiz.