[ Ana Sayfa | Dergi Yönetimi | Yazı İnceleme Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
2006, Cilt 30, Sayı 1, Sayfa(lar) 007-010
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Şanlıurfa'da Antroponotik Kutanöz Leishmaniasis Hastalarının Hücresel İmmun Cevabı
Nevin TURGAY1, Songül BAYRAM DELİBAŞ2, Derya DİRİM ERDOĞAN1, Yusuf ÖZBEL1
1Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı, Bornova, İzmir
2Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı, İnciraltı, İzmir
Anahtar Kelimeler: Leishmania, sitokin, Th
Özet
Leishmanial antijenler, kutanöz leishmaniasisli (KL) hastalarda, güçlü geç tip hipersensitivite reaksiyonunu uyarmak suretiyle kuvvetli in vitro proliferasyon cevabına neden olmaktadırlar. L. tropica’nın neden olduğu antroponotik KL olgularındaki T hücre cevabının tanımlanması enfeksiyonun immunopatolojisinin açıklanması için önem taşımaktadır. Çalışmamızda, akut ve tedavi olmuş KL hastalarının T hücre cevabı, IFN- γ, IL-5, IL-4, IL-10 ölçümleri yapılarak tanımlanmıştır. Çalışmamızda akut KL olgularında Th2 hücre cevabı saptanırken, iyileşmiş KL hastlarında Th1 cevabı belirlenmiştir. Enfeksiyonun farklı evrelerindeki T hücre cevabının tanımlanması, prognozun daha iyi anlaşılması ve değerlendirilmesi açısından önem taşımaktadır.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Türkiye’de visseral leishmaniasis (VL) ve kutanöz leishmaniasis (KL) olguları bildirilmektedir. İnsan VL olgularına Akdeniz ve Ege bölgelerinde endemik veya sporadik olarak rastlanmaktadır 11. Sağlık Bakanlığı kayıtlarına göre 1991-2003 yılları arasında tüm Türkiye’den toplam 26,727 KL olgusu bildirilirken, bu olguların 16,036’sının Şanlıurfa’dan bildirildiği gözlenmiştir 20. Hiperendemisiteye özellikle şehrin etrafından geçen ırmağın etrafında rastlanmaktadır 2. Hasta sayısında 2000’li yılların başlarında görülen azalmanın olası sebepleri eğitim programları ve başarılı tedavi uygulamaları olarak sayılabilirken, özellikle geçirilmiş enfeksiyon sonrası kazanılmış immun cevabı elde eden kişilerin sayısının artması da olası nedenler arasında kabul edilebilmiştir. Ancak daha sonraki yıllarda uygulanan programlardaki aksaklıklar hasta sayılarının tekrar artmasına neden olmuştur.

    Genel immunolojik prensipler açısından incelendiğinde CD4+ T lenfositlerinin sentezledikleri farklı sitokinlere göre alt gruplara ayrılması enfeksiyon hastalıklarında öne çıkan bir özelliktir. Th1 (T helper) hücreleri IFN-gama sentezi yaparak özellikle hücresel immun cevapta rol oynarken, Th2 hücreleri IL-4 ve IL-5 sentezi ile sıvısal immun cevapta rol oynamaktadırlar. KL ve mukozal leishmaniasis (ML)’de rol oynayan Th1 hücreleri, IL-12 ve IFN-gama’nın özellikle deri lezyonlarının iyileşmesinde ve enfeksiyonun kontrol altına alınmasında rol oynadığı gösterilmiştir 3. Çeşitli çalışmalarda KL immuno-patolojisinin anlaşılabilmesi için L. major enfeksiyonu ve antijenleri model olarak alınmıştır 19. Deneysel L.major enfeksiyonlarında Th1 cevabının baskın olması, lezyonların iyileşmesine neden olurken, Th2 cevabının, ilerleyen hastalık tablolarına neden olduğu gözlenmiştir 8,16.

    L.tropica’nın sebep olduğu enfeksiyonun model olarak kullanıldığı çalışma sayısı kısıtlı olup, Türkiye’deki KL hastalarının hücresel immun cevapları daha önce incelenmemiştir. Çalışmamızda enfeksiyonun farklı evrelerinde bulunan hastaların bölgesel L.tropica suşundan hazırlanan Leishmania eriyik antijenine karşı verdikleri immun cevap, sitokin ölçümleri yapılarak değerlendirilmiştir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Hasta grupları: Çalışmamız, KL’nin hiperendemik olduğu Şanlıurfa’daki Harrankapı Sağlık Ocağı’nda Temmuz 2000-Eylül 2002 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, 1 aktif KL’si olup hiç tedavi olmamış olgular (AKL); 2 İntralezyoner antimon (Glucantime®) tedavisi ile lezyonu tamamen iyileşmiş eski KL olguları (TKL) ve 3 non-endemik bir bölgeden gelen sağlıklı gönüllüler (kontrol grubu) (K) olmak üzere üç hasta grubu oluşturulmuştur. Aktif KL’li 118, tedavi olmuş KL’li 108 ve 85 sağlıklı gönüllüden olmak üzere toplam 311 örnek toplanmıştır. Örnek gruplarının sayıları a1:%5, effect size index (d): %30, statistic power: %70’a göre belirlenmiştir 12.

    Grup 1’e dahil edilen hastalar, Harrankapı Sağlık Ocağı’na gelen ve lezyon aspirasyon örneğinden yayma preparat hazırlanarak giemsa ile boyama sonrası amastigot tespit edilen hastalardır. Grup 2’ye dahil edilen hastalar ise eski kayıtlara bakarak tamamiyle tedavi olduğu saptanan hastalar Sağlık Ocağı’na tekrar kontrol için çağırılan ve çalışmaya katılmayı kabul eden hastalardır. Kontrol grubu olarak alınan kişiler de EUTF öğrencisi olan ve endemik bölgeye hiç gitmemiş, sağlıklı erişkinlerdir.

    Çalışmaya alınan kişilerin hepsinden 10 ml heparinli kan alınmıştır. Harrankapı Sağlık Ocağı’nda alınan kanlar soğuk zincir içerisinde aynı gün taşıma şirketine teslim edilmiş ve ertesi gün EÜTF Parazitoloji Anabilim Dalı’na ulaştırılarak burada işleme tabi tutulması sağlanmıştır.

    Örnek alınan tüm hastalar ve gönüllüler çalışma konusunda bilgilendirilmiş ve onayları alınarak “Bilgilendirilmiş Onam Formu” doldurulmuştur.

    Antijen: Soluble Leishmania lizat antijeni (SLA); Şanlıurfa’dan izole edilmiş olup RPMI 1640 sıvı besiyerinde logaritmik fazda üremekte olan L.tropica MON-53 promastigotlarından dondurup çözdürme yöntemi ile daha önce tanımlandığı şekilde hazırlanmıştır 15.

    T hücre proliferasyon yöntemi: Heparinli perifer kandan, Ficoll-Histopaque kullanılarak gradient santritüj yöntemi ile perifer kan mononükleer hücreleri (PBMC) ayrılmıştır. Hücreler 2-3x105 PBMC/çukur olacak şekilde, 10 mg/ml “Leishmania eriyik antijeni” (SLA) ile %10 HuS içeren RPMI 1640 besiyeri içerisinde 3 gün inkübe edilip üst sıvılar alınmıştır. Bu işlem sırasında antijen içermeyen besiyeri negatif kontrol, PHA (phytohemaglutinin) pozitif kontrol olarak kullanılmıştır. Elde edilen üst sıvılarda “anti-sitokin monoklonal antikorları” kullanılarak “double sandwich ELISA yöntemi” ile IFN-gama, IL-5, IL-4 ve IL-10 ölçümleri yapılmıştır 17.

    Gruplar arasındaki farklar “student t test” ile karşılaştırılmış ve tüm değerler SPSS 80 analiz programına (SPSS 8.0. Professionelle Statistik unter Windows, 1998, MITP-VERLAG, Germany) göre değerlendirilmiştir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan ve çalışma için örnek alınan toplam aktif veya tedavi olmuş 226 KL hastasının temel özellikleri tablo 1’de belirtilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Hasta gruplarının temel özellikleri

    KL hastalarının ve sağlıklı gönüllülerden oluşan kontrol grubunun SLA’e karşı verdikleri spesifik IL-4, IL-5, IL-10 ve IFN sentez cevapları şekil 1’de gösterilmiştir. Aktif lezyonu olan AKL grubundaki olguların Leishmania eriyik antijenine spesifik IL-4 ve IL-5 sentez miktarları sırasıyla 98,4 pg/ml ve 54,8 pg/ml olarak ölçülürken, TKL grubundaki hastaların IL-4 miktarı azalarak 58,6 pg/ml (p<0,001), IL-5 miktarı ise hafif bir artışla 73,8 pg/ml olarak saptanmıştır. IFN sentezleri ise AKL grubunda 42,8 pg/ml olarak tespit edilirken, TKL grubundaki IFN sentezi istatistiksel olarak anlamlı artış göstererek 280,6 pg/ml olarak ölçülmüştür (p<0,001). IL-10 sentezlerinde ise AKL ve TKL grupları arasında belirgin bir farklılık tespit edilememiştir (sırasıyla 44,4 pg/ml ve 42,2 pg/ml) (Tablo 2).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: Her üç grupta saptanan sitokin sentezleri. AKL: Akut kutanöz leishmaniasis grubu ; TKL: Tedavi olmuş kutanöz leishmaniasis grubu; K: kontrol grubu


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: AKL, TKL hasta grupları ve kontrol grubunda sitokin sentez miktarları (pg/ml)

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Leishmania cinsi protozoonlar memeli konakta hücre içinde yaşayan parazitler olup, insanlarda iç organları ve/veya deriyi tutabilen çok farklı klinik semptomlarla seyreden farklı hastalıklara (VL, KL) neden olabilmektedirler. Leishmaniasis, Afrika’dan Orta ve Güney Amerika’ya, Doğu ve Guney Avrupa’dan Asya’ya kadar yayılan geniş bir coğrafyayı etkilemektedir. Dünya Sağlık Teşkilatının en önemli altı enfeksiyon hastalığından birisi olarak kabul edilmektedir 10.

    Hücresel immun cevabın leishmaniasis patogenezinde önemli rol oynadığı bilinmektedir. Koruyucu cevabı uyaran hücrelerin Th1 kökenli olup IFN ve IL-2 sentezini gerçekleştirdikleri, buna karşılık hastalığa duyarlılığı arttıran hücrelerin Th2 kökenli olup bunların da en başta IL-4 ve IL-5 sentezi yaptıkları daha önce bildirilmiştir. Bu sitokinler arasında denge görevini de IL-10 yapmaktadır 4.

    Her ne kadar hücresel immun cevap çalışmalarının başlangıcında, KL hastalarının PBMC’lerinden IL-10 sentezi tespit edilememiş olsa da bizim çalışmamızda IL-10 sentezi ve özellikle akut KL hastalarında IL-5 sentezleri tespit edilmiştir. Son dönemlerde Reiner ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada da KL hastalarında IL-10 mRNA’nın hasta örneklerinde yüksek oranlarda gösterildiği bildirilmekte olup 14 bu durum bizim sonuçlarımızı desteklemektedir. IL-10’un Amerikan KL hastalarında immun cevabın önemli bir düzenleyicisi olduğu, IL-10’a bağlı oluşan TNF inhibisyonunun hastaların tedaviye olan cevabını belirleyen en önemli faktörlerden birisi olduğu gösterilmiştir 9. Ancak bu konu ile ilgili L.tropica modellerinin kullanıldığı çalışma sayısının yetersizliği gözönüne alındığında, konu hakkındaki çalışmaların devamının gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

    Farklı çalışmalarda Th1 / Th2 cevaplarının öne çıkması farklı tespit edilmiş olup, bir çalışmada hem aktif lezyonlu hemde iyileşmiş KL olgularında Th1 benzeri cevap tespit edilirken 1, Amerikan KL olgularının incelendiği bir çalışmada ise Th1 ve Th2 cevaplarından oluşan karma bir sitokin sentezi tablosu tespit etmişlerdir 7. Bizim çalışmamızda, aktif lezyonlu AKL grubunda IFN sentezi IL-4 ve IL-5 sentezlerinden daha az tespit edilirken, geçirilmiş enfeksiyonlu TKL grubunda ise IFN sentezi IL-4 ve IL-5 sentezlerinden anlamlı olarak fazla meydana geldiği saptanmıştır (p<0,001). AKL grubundaki IFN sentezinin enfeksiyonun iyileşmesini takiben oluşturulan TKL grubunda belirgin olarak arttığı da belirlenmiştir (p<0,001). Aktif enfeksiyon sırasında immun sistemi enfeksiyona karşı hassaslaştıran Th2 cevabı öne çıkarken, geçirilmiş enfeksiyonlu grupta immun sistemin en önemli savunma güçlendiricisi sitokinlerinden olan, Th1 hücre kökenli IFN’nın sentezinin daha belirgin olduğu saptanmıştır (p<0,001).

    İyileşmiş hastalarda tespit edilen 280 pg/ml IFN üretimi multipl lezyonu olan ve özellikle Amerikan KL olgularında olduğu gibi uzun süreli lezyon hikayesi taşıyan hastalardaki IFN sentez miktarından düşük olduğu gözlenmektedir. Ancak çalışmaya dahil edilen tedavi edilmiş grubun büyük bir kısmı (%81,5) kendiliğinden iyileşmiş tek bir lezyon taşımakta olup, bu lezyonların da %64’ünün yüzde olduğu tespit edilmiştir. Bu hastalarda birden fazla lezyonu olan ve uzun dönem tedavi almış hastalara göre daha düşük oranda IFN sentezi tespit edilmiş olması şaşırtıcı olmamalıdır. Yine immun stimulatör olarak bilinen, IFN sentezini uyaran ve makrofajlar tarafından sentezlenen bir sitokin olan IL-12 ölçümleri yapılması da çalışmanın başında planlanmakla birlikte perifer kan mononukleer hücreleri içerisinde bulunan makrofaj sayısının yetersiz olması, IL-12 miktarının tespit edilebilir seviyenin altında çıkmasına neden olmuştur. Bu çalışmanın devamında makrofaj kültürü yapılarak IL-12 seviyelerinin ölçülmesi de planlanmaktadır.

    Günümüzde leishmaniasis tedavisinde beş değerlikli antimon bileşikleri, liposomal amfoterisin B ve pentamidine kullanılmaktadır. Bu ilaçlarla uygulanan tedavi yaklaşımları pahalı olması, toksisitelerinin yüksek olması ve ilaca zaman içerisinde direnç gelişme olasılıkları bulunmasına rağmen şu an itibariyle bulunan tedavi alternatiflerini oluşturmaktadırlar. 2001 yılında antimon bileşiklerinin ithali ile ilgili yaşanan problemleri takiben, sadece Şanlıurfa ilinde kayıtlı olan KL hasta sayısı 2000 yılında saptanan 200 sayısından 2004 yılında 4187’ye ulaşmıştır. Aslında leishmaniasis, güvenli, etkili tanı ve tedavi ile aşı adaylarının geliştirilmesi için mükemmel bir enfeksiyon hastalığı örneğidir. Ancak farklı türlerde görülen geniş antijenik çeşitlilik sorunlar yaratmaktadır. Özellikle Güney Amerika’da görülen türlere karşı aşı denemeleri devam ederken, bunların eski dünya türleri üzerindeki etkileri de çeşitli çalışmalarda denenmektedir. Bu çalışma ile Türkiye’deki L.tropica hastalarının aktif enfeksiyon sırasında immun cevabı zayıflatan Th2 hücre etkinliğine sahipken, enfeksiyonun geçirilmesi sonrası Th1 cevabının ve IFN sentezinin belirgin olarak arttığını gösterilmiştir. Bellek hücrelerinin geçirilmiş enfeksiyona karşı silahları saklaması risk altındaki grupların aşılanması halinde korunmanın yüksek oranda olabileceği tezini desteklemektedir. Yörede geleneksel olarak uygulanan lezyonlu bir kişinin yarasının kenarından alınan sürüntünün sağlam kişinin görünmeyen bir yerine inoküle edilerek lezyonun gizli bir yerde oluşturulup, iyileşme sonrası hastanın korunmasının sağlanması (leishmanizasyon) her zaman lezyonun tekrar aktive olması riskini taşımaktadır.

    Son dönemlerde leishmaniasisde aşı çalışmalarında, DNA veya rekombinant kökenli aşı modelleri öne çıkmaktadır 5,6,13,18. Bu çalışma kapsamında Şanlıurfa’daki KL hastalarının Leishmania eriyik antijeni yanında, L.brasiliensis, L.mexicana ve L.major’dan elde edilen rekombinant antijenlere karşı spesifik immun cevapları araştırılıp, özellikle tedavi olmuş grupta uzun dönemde koruyucu immun cevabı bellek hücrelerinde en çok kalan antijenlerin koruyuculuğu araştırılmıştır. Ancak bu çalışmada Şanlıurfa’daki KL hastalarının hücrelerinin sözü geçen parazitlerden elde edilen antijenleri tanımadığı saptanmıştır. Özellikle leishmaniasis için genel bir aşı adayı olarak sunulan “rekombinant protein kokteyli”nin L.tropica’nın sebeb olduğu KL olguları tarafından tanınmaması, L.tropica’da türe özgü antijenler kullanılmayınca beklenen korunmanın elde edilemeyeceği sonucuna varılmasına neden olmuştur (N. Turgay- yayınlanmamış sonuçlar). Bu nedenle tedavinin maliyeti de gözönüne alınarak L.tropica’a “özgü” antijenlerin kullanıldığı aşılama modellerinin Türkiye’deki kutanöz leishmaniasis problemine alternatif bir çözüm olabileceği sonucuna varılmıştır.

    TEŞEKKÜR
    Bilimsel destekleri için Seattle İnfeksiyon Hastalıkları Araştırma Enstitüsü’nden (IDRI) Dr. Steven G. Reed’e, EÜTF Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Seray Özensoy ve Doç. Dr. Metin Korkmaz’a, Şanlıurfa Harrankapı Sağlık Ocağı Şark Çıbanı Merkezi çalışanlarından Teknisyen Kadri Bulut’a ve sonuçların istatistik analizlerinde yardımcı olan EÜTF Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cumhur Gündüz’e teşekkür ederiz.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Ajdary S, Alimohammadian MH, Eslami MB, Kemp K, Kharazmi A, 2000. Comparison of the immune profile of nonhealing cutaneous leishmaniasis patients with those with active lesions and those who have recovered from infection. Infect Immun, 68(4):1760-4.

    2) Aksoy S, Ariturk S, Armstrong MYK, Chang KP, Dortbudak Z, Gottlieb M, Ozcel MA, Richards FF, Western K, 1995. The GAP project in Southeastern Turkey: the potential for emergence of disease. Emerg Infect Dis, 1(2): 62-63

    3) Awasthi A, Mathur RK, Saha B, 2004. Immune response to Leishmania infection. Indian J Med Res, 119(6):238-58.

    4) Beyrodt CG, Pinto AR, Freymuller E, Barbieri CL, 1997. Characterization of an antigen from Leishmania amazonensis amastigotes able to elicit protective responses in a murine model. Infect Immun, 65(6): 2052-2059.

    5) Brodskyn C, de Oliveira CI, Barral A, Barral-Netto M, 2003. Vaccines in leishmaniasis: advances in the last five years. Expert Rev Vaccines, 2(5): 705-717.

    6) Coler RN, Reed SG, 2005. Second-generation vaccines against leishmaniasis. Trends Parasitol, 21(5): 244-249.

    7) Coutinho SG, Oliveira MP, Da-Cruz AM, De Luca PM, Mendonca SC, Bertho AL, Soong L, McMahon-Pratt D, 1996. T-cell responsiveness of American cutaneous leishmaniasis patients to purified Leishmania pifanoi amastigote antigens and Leishmania braziliensis promastigote antigens: immunologic patterns associated with cure. Exp Parasitol, 84(2): 144-155.

    8) Heinzel FP, Sadick MD, Holaday BJ, Coffman RL, Locksley RM, 1989. Reciprocal expression of IFN-gamma or IL-4 during the resolution or progression of murin leishmaniasis. Evidence for expansion of distict helper T cell subsets. J Exp Med, 169: 59.

    9) Lessa HA, Machado P, Lima F, Cruz AA, Bacellar O, Guerreiro J, Carvalho EM, 2001. Successful treatment of refractory mucosal leishmaniasis with pentoxifylline plus antimony. Am J Trop Med Hyg, 65(2) :87-89.

    10) Markell EK, John DT, Krotoski WA, 1999. Markell and Voge\'s Medical Parasitology. 8th ed . Philadelphia: WB Saunders.

    11) Ozbel Y, Turgay N, Ozensoy S, Ozbilgin A, Alkan MZ, Ozcel MA, Jaffe CL, Schnur L, Oskam L, Abranches P, 1995. Epidemiology, diagnosis and control of leishmaniasis in the Mediterranean region. Ann Trop Med Parasitol, 89 Suppl 1:89-93

    12) Portney LG, Watkins MP, 1993. “Foundations of Clinical Research, Application to practice”. Appleton & Lange.P: 651-667.

    13) Reed SG, Campos-Neto A, 2003. Vaccines for parasitic and bacterial diseases. Curr Opin Immunol, 15(4): 456-460.

    14) Reiner SL, 1994. Parasites and T helper cell development: some insights. Parasitol Today, 10(12): 485-488.

    15) Russo DM, Chakrabarti P, Burn JM, 1998. Naïve human T cells develop into Th1 or Th0 effectors and exhibit cytotoxivity early after stimulation with Leishmania infected macrophages. J Infec Dis, 177(5): 1345-1351.

    16) Scott P, Natovitz P, Coffman R, Pearce E, Sher A, 1988. Immunoregulation of cutaneous leishmaniasis. T cell lines that transfer protective immunity or exacerbation belong to different T helper subsets and responds to distinct parasite antigens. J Exp Med, 168: 1675.

    17) Skeiky YA, Guderian JA, Benson DR, Bacelar O, Carvalho EM, Kubin M, Badaro R, Trinchieri G, Reed SG, 1995. A recombinant Leishmania antigen that stimulates human PBMC to express Th1-type cytokine profile and to produce IL-12. J Exp Med, 181, 4: 1527-1537.

    18) Vanloubbeeck Y, Jones DE, 2004 The immunology of Leishmania infection and the implications for vaccine development. Ann N Y Acad Sci, 1026: 267-272.

    19) Webb JR, Campos-Neto A, Skeiky YAW, Reed SG, 1997. Molecular characterization of the heat-inducible LmSTI1 protein of L. major. Mol Biochem Parasitol, 89: 179-193.

    20) www.saglik.gov.tr, (Erişim tarihi: 25.10.2005).

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]


    "Türkmedline Ulusal Atıf İndeksi"ne dahil dergilerde aldığı atıflar:
    Türkiye Parazitoloji Dergisi
    ÖZLEM YILMAZ, NEVİN TURGAY
    SİTOKİN İLİŞKİLİ HÜCRE İÇİ SİNYAL İLETİMİ VE PARAZİTER ENFEKSİYONLARDAKİ ÖNEMİ
    CYTOKINE RELATED INTRACELLULAR SIGNAL TRANSDUCTION AND CONSEQUENCES IN PARASITIC INFECTIONS

    Türkiye Parazitoloji Dergisi 2009; 33(4): 301 - 306.
    [ÖZET]

    [ Ana Sayfa | Dergi Yönetimi | Yazı İnceleme Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]