[ Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Yayın Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
2007, Cilt 31, Sayı 4, Sayfa(lar) 306-308
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Bir Eğitim Hastanesi Koproloji Laboratuvarında Geçen Dört Yıllık Dönemde Saptanan Bağırsak Parazitlerinin Değerlendirilmesi
Mustafa ÖZYURT, Özgür KURT, Ozan YAMAN, Nurittin ARDIÇ, Tunçer HAZNEDAROĞLU
GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, Mikrobiyoloji Servisi, İstanbul, Türkiye
Anahtar Kelimeler: Bağırsak paraziti, trikrom boyama, Blastocystis hominis
Özet
800 Yataklı Eğitim Hastanesi'nin Mikrobiyoloji Servisi'ne bağlı Koproloji Laboratuvarı'na geçen dört yıllık süre içinde dışkıda parazit yumurtası aranması isteği yapılan 9867 kişiye ait sonuçlar değerlendirilmiştir. İki ayrı dönemde gerçekleştirilen ve farklı tanı yöntemlerinin kullanıldığı inceleme sonucunda, dışkı örneklerinin %5,9 (582/9867)'unda bağırsak paraziti saptanmıştır. Parazit saptanan olguların %67 (n=336)'sinin erkek, %33 (n=165)'ünün kadın olduğu, %36 (210/582)'sının genç erişkin yaş (15–25 yaş) grubunda yer aldığı, %14 (81/582)'ünün ise birden fazla bağırsak paraziti ile infekte olduğu tespit edilmiştir. En sık saptanan bağırsak parazitleri ise sırasıyla Blastocystis hominis, Giardia intestinalis ve Entamoeba histolytica/dispar olarak belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, yoğun emek gerektirse de koprolojik incelemeler sırasında uygun boyama yöntemlerinin kullanılmasının ve değerlendirmelerin deneyimli uzman personel tarafından yapılmasının bağırsak parazitlerinin neden olduğu infeksiyonların gerek tanısına gerekse ülkemizdeki görülme oranlarının belirlenmesine katkı sağlayacağı müşahede edilmiştir.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Paraziter hastalıklar, gelişmekte olan ülkelerdeki toplum sağlığı sorunlarının başında gelmektedir. Ülkemizin farklı bölgelerinde yapılan epidemiyolojik çalışmalarda bağırsak parazitlerinin, yaş grubundan bağımsız olarak, önemli sağlık sorunlarına yol açan hastalıkların başlıca etkenleri arasında olduğu bildirilmektedir 6,10,11. Düşük sosyoekonomik düzey, genel altyapı eksikliği, temizlik ve kişisel hijyen kurallarına uyulmamasının yanı sıra iklim koşullarındaki değişimler ve nihayet bilgi eksikliğinin paraziter infeksiyonların gelişmekte olan ülkelerde yaygın olmasının başlıca nedenlerini oluşturduğu bildirilmektedir 3,4.

    Bağırsak parazitleri çoğunlukla karın ağrısı, ishal, kabızlık, bulantı, kusma, kilo kaybı, gece işemesi, anüs çevresinde kaşıntı, sinirlilik, anemi gibi değişik bulgu ve semptomlarla kendini belli etmektedir 4. Bağırsak parazitozlarının özellikle çocuklarda zaman zaman neden olduğu fiziksel ve bilişsel gelişme geriliği, iş gücü kayıpları ve tedavi masrafları yanında ülke ekonomisine verdikleri zararlar birlikte irdelendiğinde, bu infeksiyonların epidemiyolojik tanı ve tedavisine yönelik çalışmaların ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır 1,3,4.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Bu çalışmada, 1 Ocak 2003–31 Aralık 2006 tarihleri arasında gastrointestinal sistem yakınmaları nedeni ile hastaneye başvuran 9867 kişinin dışkı örneklerinde saptanan bağırsak parazitlerinin dağılımı, hasta demografik özellikleri ve farklı parazitolojik inceleme yöntemlerinin tanıya olan katkıları veriler ışığında değerlendirilmiştir.

    İncelemeye alınan dışkı örneklerine 2006 yılının Haziran ayına kadar, serum fizyolojik ve Lugol solüsyonu kullanılarak yapılan direkt bakı işlemi ile eş zamanlı olarak Diasys® sistemi ile parazit yumurtası, protozoon kist ve trofozoitlerinin çoklaştırılarak incelenmesi uygulanmıştır. Belirtilen tarihten sonra koproloji laboratuvarında deneyimli parazitoloji uzmanı istihdam edilmesini müteakiben direkt incelemeye ek olarak trikrom boyama yöntemi uygulamasına geçilmiştir. Bu bağlamda, hastalardan üç ardışık gün dışkı örneği vermeleri istenmiştir. Trikrom boyama yöntemi daha önce tarif edildiği şekilde uygulanmıştır 8.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Çalışma kapsamında değerlendirilen 9867 olgunun yıllara göre dağılımlı Tablo 1'de gösterilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: İncelemeye alınan olguların yıllara göre dağılımı ve demografik özellikleri

    Araştırmanın yapıldığı eğitim hastanesinin özelliği nedeni ile Türkiye'nin her bölgesinden gelen bireylere ait örnekler incelenmiş, ancak bölgesel dağılımın çıkarılması mümkün olmamıştır. Bağırsak paraziti saptanan olguların %67 (n=336)'sini erkek, %33 (n=165)'ünü kadınların oluşturduğu, %36 (210/582)'sının genç erişkin yaş (15–25 yaş) grubunda yer aldığı ve %14 (81/582)'ünün ise birden fazla bağırsak paraziti ile infekte olduğu tespit edilmiştir.

    Saptanan bağırsak parazitleri arasında ilk sırayı Blastocystis hominis (%59,7) alırken, bunu sırası ile Giardia intestinalis (%22,0), Entamoeba histolytica (%7,3), Entamoeba coli (%2,9), Taenia saginata (%2,4) ve diğerlerinin izlediği görülmüştür.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Saptanan bağırsak parazitlerinin yaş gruplarına göre dağılımı


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 3: Dört yıllık dönemde saptanan bağırsak parazitlerinin oransal dağılımı.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Bağırsak parazitlerinin başta çocuklar olmak üzere her yaş grubundan insanda neden olduğu infeksiyonlar, ülkemizin önde gelen halk sağlığı sorunları arasındadır. Ülkemizin farklı bölgelerinde bağırsak parazitlerinin görülme sıklıklarının saptanmasına yönelik olarak yapılan epidemiyolojik araştırmalarda, doğu bölgelerimizde paraziter infeksiyonların daha yüksek oranlarda görüldüğü belirtilmiş, çalışmanın yapıldığı Marmara bölgesindeki oranın ise %10 – 34 arasında olduğu bildirilmiştir 2.

    GATA Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 1989–92 yılları arası gerçekleştirilen bir çalışmada, incelenen 4742 hastadan 681'nde en az bir bağırsak protozoonuna rastlandığı, hastaların yaklaşık %60'ının erkek, %40'ının kadın olduğu ve olguların %7, 3'ünde E. histolytica, %7, 1'inde ise G. intestinalis saptandığı bildirilmiştir 7.

    İstanbul Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Parazitoloji Bilim Dalında 1997–2001 yıllarını kapsayan 15.714 dışkı örneğinin değerlendirildiği bir çalışmada, olguların 760'ında (%4,9) protozoon kisti veya helmint yumurtası saptanmıştır 5.

    Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi parazitoloji laboratuvarına başvuran hastaların değerlendirmesinde, en sık saptanan protozoonların G. intestinalis (%3,7) ve E. histolytica (%2,4) olduğu bildirilmiştir 4. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Laboratuvarı'na 2000–2001 yılları arasında başvuran 6704 hastadan 1271 (%19)'unda bir veya birden fazla bağırsak parazitine rastlanmıştır9.

    Çalışmamızda trikrom boyama rutin parazitolojik inceleme yöntemleri arasına dâhil edilmesi takiben dışkıda bağırsak parazitlerinin saptanma oranlarında belirgin bir artış gözlenmiştir. Tablo-1'in incelenmesinden anlaşılabileceği gibi, 2005 yılında %4,9 olan bağırsak parazitleri oranının 2006 yılında %14,8'e yükselmesinde, gerek incelemelerin bizzat bir parazitoloji uzmanı tarafından yapılmasının gerekse kişilerden parazitolojik inceleme için üç ardışık gün dışkı örneği istenmesinin önemli etkisi olduğu düşünülmüştür. Ayrıca, 2006 yılında bağırsak parazitleri saptanma oranlarında gözlemlenen artışın bir diğer nedeninin hastanenin hizmet verdiği hasta popülâsyonu profilinde ortaya çıkan değişiklikler (demografik ve sosyo-ekonomik özellikleri farklı daha fazla hastanın kabulü) olabileceği gözlenmektedir. Diğer taraftan, ilk incelemede parazit saptanmayan bireylerde iki kez daha inceleme yapılması ile selektif olgularda kullanılan ancak yetişmiş personel yetersizliği nedeni ile rutin uygulamaya dâhil edilemeyen ince selofan bant ve diğer çoklaştırma yöntemlerini uygulamaya sokulmasının bağırsak parazitlerinin gerçek prevalansının ortaya konmasına önemli katkı sağlayacağı kanısını taşıyoruz.

    Sonuç olarak, toplum sağlığı üzerine olan uzun süreli etkileri de düşünüldüğünde bağırsak parazitlerinin ülkemiz için hala önemli bir sağlık sorunu olduğunu söyleyebiliriz. Dışkıda bağırsak parazitlerinin araştırılmasında nitelik ve sayı olarak yeterli örneklerin incelenmesinin yanı sıra bazı durumlarda birkaç yöntemin bir arada kullanılmasının gerekli olduğunu düşünüyoruz. Şüphesiz ki, incelemenin deneyimli uzmanlar tarafından yapılmasının ve hizmet içi eğitimlerine önem verilmesinin parazitozların ülkemizdeki gerçek prevalansın saptanmasında önemli katkıları olacağı kanısındayız.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Çelik T, Daldal N, Karaman Ü, . Aycan ÖM, Atambay M, 2006. Malatya İli Merkezinde Üç İlköğretim Okulu Çocuklarında Bağırsak Parazitlerinin Dağılımı. Türkiye Parazitol Derg, 30 (1): 35–38.

    2) Çolak H, 1979. Türkiye'de bağırsak parazitlerinin bölgesel yaygınlığı. Mikrobiyol Bült, 13:115–127.

    3) Çulha G, Sangün Ö, İncecik F, 2005. Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Laboratuarına Başvuran 0–14 Yaş Çocuklarda Bağırsak Parazitlerinin Dağılımı. Türkiye Parazitol Derg, 29 (4): 255–257.

    4) Değerli S, Özçelik S, Çeliksöz A, 2005. Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Laboratuvarına Başvuran Hastalarda Bağırsak Parazitlerinin Dağılımı. Türkiye Parazitol Derg, 29 (2): 116–119.

    5) Ergene B, Uysal H, Sahip N, Öner YA. 2002. İstanbul Tıp Fakültesi Parazitoloji Bilim Dalında 1997–2001 yılları arasında parazitolojik yönden incelenen 15714 dışkı örneğinden elde edilen sonuçlar. Türkiye Parazitol Derg, 26 (3): 303–304.

    6) Göz Y, Aydın A, Tuncer O, 2005. Hakkâri 23 Nisan İlköğretim Okulu Öğrencilerinde Bağırsak Parazitlerinin Yaygınlığı. Türkiye Parazitol Derg, 29 (4): 268–270.

    7) Haznedaroğlu T, Tanyüksel M, Başustaoğlu AC, Gün H. 1992. GATA Tıp Fakültesi parazitoloji laboratuarına başvuran 4742 hastanın bağırsak protozoonları yönünden incelenmesi. Deniz Tıp Bülteni, 25: 1–2; 5–9.

    8) Ok ÜZ, Girginkardeşler N, Kilimcioğlu AA, Limoncu E, 1997. Dışkı inceleme yöntemleri. “Parazit Hastalıklarında Tanı” Özcel MA, Altıntaş N (editörler). Türkiye Parazitoloji Derneği Yayınları No: 15, Ege Üniversitesi Basımevi, İzmir.

    9) Özbilgin A, Kayran E, Öztan İ, Yılmaz Ü. 2002. Celal Bayar Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinde 2002 – 2001 yıllarında saptanan bağırsak parazitlerinin dağılımı. Türkiye Parazitol Derg, 26 (1): 60-63.

    10) Unat EK, 1982. Unat'ın Tıp Parazitolojisi. 3. Baskı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları Rektörlük No 3044, Dekanlık No 113, İstanbul.

    11) Uzun A, Tekay F, Karaşahin Ö, Yeşilmen S, Topçu M, Gül K, 2004. Diyarbakır İl Merkezinde Farklı Bölgelerdeki Beş İlköğretim Okulunda Bağırsak Parazitlerinin Araştırılması. Türkiye Parazitol Derg, 28 (3): 133–135.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    [ Ana Sayfa | Amaç ve Kapsam | Yayın Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]