[ Ana Sayfa | Dergi Yönetimi | Yazı İnceleme Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
2007, Cilt 31, Sayı 1, Sayfa(lar) 066-068
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Kronik Böbrek Yetmezliği Olan Hastalarda Demodex folliculorum Görülme Sıklığı
Semra ÖZÇELIK1, Zeynep SÜMER2, Serpil DEĞERLİ1, Gonca ÖZYAZICI2, Sibel BERKSOY HAYTA3, Melih AKYOL3, Ferhan CANDAN4
1Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Parazitoloji Anabilim Dalı, Sivas
2Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Sivas
3Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim Dalı, Sivas
4Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Sivas
Anahtar Kelimeler: Demodex, Kronik böbrek yetmezliği, immün sistem, blefarit
Özet
Bu araştırma, immün sistemi baskılanan hastalarda Demodex folliculorum'un yaygınlığını araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma, Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesinde ve İç Hastalıkları kliniğinde tedavisi yapılan kronik böbrek yetmezliği bulunan ve immün sistemi baskılanmış bireyler üzerinde yürütüldü. Çalışmaya, 47 Kronik Böbrek Yetmezlikli (KBY) hasta ve kontrol grubu olarak aktif spor yapan 38 sağlıklı genç bireyler alınmıştır. Hasta ve kontrol grubuna bir anket uygulanarak alerjik nitelikli deri ve göz yakınmaları sorgulanarak D. folliculorum görülme sıklığı bu anketle değerlendirilmiştir. D. folliculorum varlığı yönünden her bireyden ilk olarak yanaktan deri örneği alınmıştır. Daha sonra sağ ve sol gözün alt ve üst göz kapağı kirpik folikülünden en az ikişer kirpik alınarak bir damla zeytinyağı içerisinde, lam-lamel arası inceleme yapılmıştır. D. folliculorum pozitif olgularda her preparattaki parazit yoğunluğu da belirlenmiştir. Çalışmaya alınan 47 KBY hastanın 6'sının (%12,76) gözkapağı kirpik folikülünde, 12'sinin (%25,53) yüzünde D. folliculorum gözlenirken, kontrollerde 38 bireyin 2'sinin (%5,26) gözkapağı kirpik folikülünde, 7'sinin (%18,42) ise yüzünde D. folliculorum saptanmıştır. Bu araştırmada, deri şikayetleri ile D. folliculorum görülme ve göz şikayetleri ile Demodex görülme sıklığı arasında istatistiksel olarak bir fark olmadığı saptanmıştır. İncelemeye alınan bireylerde cilt yakınmaları ile Demodex görülme sıklığı arasında önemsiz (p>0.05), ancak göz şikayetleri ile Demodex görülme sıklığı arasında önemli (p<0.05) bir fark olduğu saptandı. Sonuç olarak; Demodex folliculorum'un immün sistem bozukluğu veya baskılanmalarında daha sık görüldüğü ve özellikle blefarit gibi göz hastalıklarında önemli bir etken olabileceği kanaatine varılmıştır.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Demodex folliculorum insan derisinde yaygın bulunan bir akarcıktır. Akne ve diğer seborrhoeic lezyonlardan, pigmentasyondan ve hatta epithelioma'dan sorumlu tutulmuştur. Bununla birlikte bir çok yazar tarafından kısmen non-patojen olarak değerlendirilmiş olup rolü konusunda şüpheye düşülmüştür. Ancak deride meydana gelen hastalıklar için potansiyel bir risk olabileceği kanısı yaygındır.

    D. folliculorum'un diyabetik hastalarda daha yoğun gözlendiği ve immun sistemin baskılanma durumlarında yoğunluğunun artabileceği bildirilmiştir 1.

    Demodicidosisde, etkenlerin etrafını saran CD4 + T helper lenfositlerin varlığı da gösterilmiştir 9. CD4 + T helper lenfositlerinin azaldığı durumlarda tıpkı HIV + bireylerde Demodex'lerin kontrol altına alınamadığı gibi Demodex'lerin yoğunluğunun artışına neden olabileceği vurgulanmıştır 6,13.

    Bu çalışma KBY ve immün sistemi baskılanmış olan hastalarda Demodex folliculorum görülme sıklığı ve yoğunluğunu kontrol grubu ile karşılaştırarak aradaki ilişkiyi belirlemek amacıyla planlandı.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Bu çalışma, Cumhuriyet Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Hemodiyaliz Ünitesinde ve İç Hastalıkları kliniğinde yürütüldü. Çalışmaya, kronik böbrek yetmezliği olan 47 hasta ve kontrol grubu olarak aktif spor yapan 38 sağlıklı genç birey alınmıştır. Hasta ve kontrol grubuna bir anket uygulanarak alerjik nitelikli deri ve göz yakınmaları sorgulanarak, Demodex görülme sıklığı bu anketle değerlendirilmiştir. Demodex varlığı yönünden her bireyden ilk olarak yanaktan deri örneği alınmıştır. Daha sonra sağ ve sol gözün alt ve üst kirpiklerinden en az ikişer kirpik alınarak bir damla zeytinyağı içerisinde lam - lamel arası inceleme yapılmıştır. Demodex pozitif olgularda her preparattaki parazit yoğunluğu da belirlenmiştir.

    Demodex bulunma ile Kronik Böbrek Yetmezliği arasındaki ilişkinin belirlenmesinde, hasta ve kontrol gruplarında yüzde ve göz kapakları kirpik föliküllerinde Demodex folliculorum görülme oranı bakımından fark olup olmadığını belirlemek amacıyla Z testi ile oran karşılaştırılması yapılmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    KBY olan 47 hastanın 12'sinin (%25,53) yüzünde, altısının ise kirpiklerinde (%12,8) olmak üzere 18' inde (%38,3), kontrol olarak alınan 38 bireyin ise 7'sinin (%18,43) yüzünde, üçünün (%7,9) ise kirpiklerinde D. folliculorum saptanmıştır (Tablo 1). Toplam değerlendirmede ise KBY li 14 bireyde (%29,78), kontrolde ise 9 bireyde (%23,68) D. folliculorum görülmüştür (Tablo).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Yüzde ve gözde saptanan D. folliculorum'un dağılımı

    Kontrol grubuyla karşılaştırıldığında KBY olan hastalarda D. folliculorum'a daha yüksek oranda rastlandı. Ancak yapılan karşılaştırma sonuçlarına göre,yüzde, göz kapakları kirpik foliküllerinde ve toplam D. folliculorum görülme oranları bakımından KBY olan hastalar ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak önemli (anlamlı) fark bulunmamıştır.

    D. folliculorum yoğunluğu açısından bir değerlendirme yapıldığında ise KBY li hastalarda parazitin sayısal yoğunluğu 3,83/cm2 iken, kontrolde bu sayı 2,80/cm2 olarak belirlenmiştir.

    Bu araştırmada kullanılan istatistik metodu Z testi ile oran karşılaştırılmasıdır. Bu istatistik değerlendirmelere göre karşılaştırma sonuçlarından hiçbirisinin önemli olmadığı sonucuna varılmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    D. folliculorum'un patojenik mekanizması tam olarak bilinmemektedir. Ancak yaygın kanı hem immunolojik bozukluklar sonucu parazitin sayıca çoğalması hem de deride parazite karşı gelişen anormal immunolojik reaksiyonlar deri lezyonlarının meydana gelişini provoke etmektedir 13.

    D. folliculorum genellikle genç erişkinlerde ve daha üst yaş gruplarında yaygın olarak görülürken son yıllarda özellikle immun kompromize çocuklarda (akut lenfoblastik lösemili gibi) da saptanmıştır. Bu çocuklarda D. folliculorum'un rosacea ve perioral dermatit oluşturduğu bildirilmiştir 8. Demodicidosis'in çocuklarda daha az görüldüğü ancak; AIDS ve lenfoproliferatif bozukluklarda daha yoğun olduğuna ilişkin bildirimler bulunmaktadır 9.

    İmmun sistemin baskılandığı, immunsupressif ilaç kullanan hastalarda ve immunolojik reaktivitenin düşük olduğu orta yaşlı ve yaşlı kişilerde infeksiyonun ağır olabileceği bildirilmektedir 6.

    Yapılan bir çalışmada, diabetik hastalarda, D. folliculorum'un yoğunluğu kontrol grubuna göre özellikle yanaktan alınan örneklerde daha fazla görülmüş ve fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Muhtemelen immunsupressif durum nedeniyle diyabetlilerde daha fazla görülmektedir 1.

    Bizim çalışmamızda, çalışmaya alınan 47 KBY hastanın 6'sının (%12,76) gözünde, 12'sinin (%25,53) yüzünde D. folliculoum gözlenirken, kontrol grubundan 38 bireyin 3'ünün (%5,26) göz kapağı kirpik foliküllerinde, yedisinin (%18,42) ise yüzünde D. folliculorum saptanmıştır. İncelemeye alınan bireylerde cilt yakınmaları ile Demodex görülme sıklığı açısından bir değerlendirme yapıldığında ve göz şikayetleri ile Demodex görülme sıklığı açısından bakıldığında aradaki fark önemsiz bulunmuştur (p>0.05).

    Karıncaoğlu ve ark.4 67 diyaliz hastası ve 67 sağlıklı birey arasında yaptıkları araştırmada, diyaliz hastalarındaki parazit yoğunluğunu 6,12/ cm2, kontrol grubunda ise 0,31/ cm2 olarak saptamışlardır. D. folliculorum yoğunluğu açısından bir değerlendirme yapıldığında ise, bizim çalışmamızda KBY'li hastalarda parazitin sayısal yoğunluğu 3,83/cm2 iken, kontrolde bu sayı 2,80/cm2 olarak belirlenmiştir.

    Akne vulgaris kıl folikülleri ya da yağ bezlerinin inflamatuar bir hastalığı olup, patogenezinde birçok etken rol oynamaktadır. Yapılan bir çalışmada, akneli 78 hastanın alın, yanak ve çene olmak üzere üç farklı yüz bölgesinden ve sivilcelerinden deri yüzey biyopsi tekniği ile örnekler alınarak D. folliculorum yönünden incelenmiş ve 12 (%15,4)'sinde D. folliculorum saptanmıştır 10.

    Blefarit tanısı alan hastalar ile sağlıklı bireylerin kirpiklerinde D. folliculorum sıklığını belirlemek amacıyla yapılan bir araştırmada, blefariti olan 75, refraksiyon kusuru dışında patolojisi olmayan 125 olgu (toplam 200) çalışmaya alınmıştır. Her hastadan her bir göz kapağından 3 adet kirpik çekilip ışık mikroskobunda incelenmiş ve 75 blefaritli hastanın 28'inde (%37.7), 125 kontrol olgusunun 40'ında (%32) olmak üzere toplam 68 (%34) olguda D. folliculorum tespit edilmiştir. Parazitin blefaritli hastalar kadar normal bireylerde de önemli oranda asemptomatik olarak bulunabileceği saptanmıştır2.

    Demodex folliculorum insanda yanak, çene, alın, dış kulak yolu, sırt, kalça, meme ucu ve penis gibi değişik bölgelerdeki kıl foliküllerinde, kıl diplerinde ve derinin yağ bezlerinde yaşayan patojenitesi tartışmalı bir akardır. Bu organizmanın acne rosacea ile ilişkili olabileceği öne sürülmüştür. Değerli ve Ark.3, tarafından yapılan bir çalışmada, acne rosacea ön tanısı alan 14-60 yaş arasındaki 22 hastanın yüz lezyonlarından bisturi ile yapılan deri kazıntılarının incelemesinde acne rosacea ön tanısı alan 22 hastanın 13' ünde (%59) D. folliculorum 'a rastlanmıştır 3. Demodex folliculorum saptanan hastalara 1 hafta boyunca günde 3 kez 250 mg. oral ve 3 hafta günde 1 kez topikal metronidazol ile tedavi edilmiştir 3.

    Yereli ve ark.12 tarafından yapılan bir çalışmada, acne rosacea ön tanısı konan 15-75 yaşları arasındaki 36 hastanın deri biyopsi materyalleri incelenmiş ve 12 hastada (%33.3) D.folliculorum'a rastlanmıştır 12.

    Koç ve ark.4 tarafından, akne ve komedonlu dermatozlarda D. folliculorum 'un yaşa, cinsiyete, lezyonun yaygınlığına ve daha önce tedavi veya temizleme maddesi kullanımına göre görülme oranının belirlenmesi amaçlanmış ve bu çerçevede yaşları 14-42 arasında değişen, 27'si kadın 3'ü erkek, 29 akne vulgaris ile bir akne rozasealı hastanın yüzündeki dermatozlardan hazırlanan preparatların %40'ında D. folliculorum görülmüştür. D. folliculorum alın, çene ve yanakta daha sık (%75) iken, burun bölgesinde daha az (%25) bulunmuştur. Pozitif olguların %41,7'sinin daha önce akne tedavisi aldığı, %33.3.'ünün sabun dışı temizleme maddesi kullandığı belirlenmiştir.

    Marufi ve ark.7 tarafından, iki hastanın dış kulak yolu derisinde D. folliculorum olgusu saptanmış ve dış kulakta kaşıntı nedeni olmasının tartışmalı olduğu bildirilmiştir.

    Tanyüksel ve ark.11 tarafından yapılan bir çalışmada, biopsi materyallerinin histopatolojik incelemesinde 43'ünde Demodex folliculorum saptanmıştır. Bu olgulardan 9'u sebase nevüs, 12'si folikülit, yedisi bazal hücreli karsinoma, 15'i invaziv duktal karsinoma olduğu bildirilmiştir. Araştırmada, invaziv duktal karsinoma, sebase nevüs ve follikulitlerde D. folliculorum saptanması olguların bir kısmında parazitin muhtemel ajan olabileceği üzerinde durulmuştur 11.

    Sonuç olarak; D. folliculorum'un özellikle blefarit gibi göz hastalıklarında önemli bir etken olabileceği ve bu parazitin immun sistem bozukluklarında daha sık görüldüğü saptanmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Akdeniz S, Bahceci M, AK Tuzcu, Harman M,Alp S, Bahceci S. 2002. Is Demodex folliculorum larger in diabetic patients. J Europ Acad Dermatol Venereol, 16( 5): 539.

    2) Arıcı MK, Sümer Z, Topaklara A, Erdoğan H, Özçelik S, Yıldırım S. 2002. Normal Popülasyon ve Blefaritli Hastaların Kirpiklerinde Demodex folliculorum'un Görülme İnsidansı. MN- Oftalmoloji Dergisi, 9(1): 51-53.

    3) Değerli K, Kütük N, Limoncu ME, Girginkardeşler N, Özbakkaloğlu B, Ok ÜZ, Gündüz K,Özbilgin A. 1998 Acne Rosacea Ön Tanılı Hastalarda Demodex folliculorum İnsidansı ve Buna Eşlik Eden Bakteri Türleri. Türkiye Parazitol Derg, 22(4): 383-385.

    4) Karıncaoğlu Y, Eşrefoğlu Seyhan M, Bayram N, Aycan O, Taşkapan H, 2005. Incidence of Demodex folliculorum in patients with end stage chronic renal failure. Renal Failure, 27(5): 495-499.

    5) Koç N, Utaş S, Şahin, Yılmaz A. 1996. Akne ve Komedonlu Dermatozlarda Demodex folliculorum'un Görülme Oranı . Türkiye Parazitol Derg, 20 (1): 71-74.

    6) Marshall J. 1972. Tropical Dermatology 2, Exerpta Medica Amsterdam, p:209-216.

    7) Marufi M, Öztürkcan S, Özçelik S, Saygı G. 1996.Kulak Kaşıntısından Yakınan Hastaların Dış Kulak Yolu Cildinde Demodex folliculorum İnfestasyonu (İki Olgu Nedeniyle). Türkiye Parazitol Derg, 20(3-4): 357-359.

    8) Morras PG, Santos SP, Imedio LI, Echeverria ML, Hermosa JMH, 2003. Rosacae –Like Demodicidosis in an Immuno-compromised Child. Pediatric Dermotol, 20 (1): 28.

    9) Patrizi A, Neri I, Chieregato C, Misciali M, 1997. Demodicidosis in immunocompetent young children: report of eight cases. Dermatology, 195(3):239-242.

    10) Polat E, Aygün G, Ergin R, Aslan M, Kutlubay Z, Atlaş K, Aydemir E 2003. Akne Vulgaris Patogenezinde Demodex folliculorum ve Propionibacterium Acnes'in Rolü. Türkiye Parazitol Derg, 27(2): 148-151.

    11) Tanyüksel M, Gün H, Yıldırım Ş, Baysallar M, 1995. Biyopsi Materyallerinde Demodex folliculorum'un Değerlendirilmesi. Türkiye Parazitol Derg, 19(2): 258-261.

    12) Yereli K, Balcıoğlu C, Afşar FŞ, Kilimcioğlu A, Gündüz K, Özbilgin A. 1997. Acne Rosacea Ön Tanılı Hastalarda D. folliculorum İnsidansı ve Tedavisi. Türkiye Parazitol Derg, 21 (3): 261-263.

    13) Yezid Gutierrez, 2000. Diagnostic Pathology of Parasitic Infections with Clinical Correlations, Second Edition, Oxford University Press, p: 716.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]


    "Türkmedline Ulusal Atıf İndeksi"ne dahil dergilerde aldığı atıflar:
    Türkiye Parazitoloji Dergisi
    MERAL TÜRK, ILGİN ÖZTÜRK, ASLİ GAMZE ŞENER, SAFİYE KÜÇÜKBAY, İLHAN AFŞAR, AHMET MADEN
    BLEFARİTLİ HASTALAR VE SAĞLIKLI BİREYLERİN KİRPİK FOLİKÜLÜNDE DEMODEKS FOLLİCULORUM SIKLIĞININ KARŞILAŞTIRILMASI
    COMPARISON OF INCIDENCE OF DEMODEX FOLLICULORUM ON THE EYELASH FOLLICULE IN NORMAL PEOPLE AND BLEPHARITIS PATIENTS

    Türkiye Parazitoloji Dergisi 2007; 31(4): 296 - 297.
    [ÖZET]

    [ Ana Sayfa | Dergi Yönetimi | Yazı İnceleme Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]