Toplu yaşanan yerlerde parazitlerin yayılışının, insandan insana bulaşma kolaylığından dolayı, arttığı bildirilmiştir
14,22,25.
Ülkemizde değişik bölgelerde yatılı okullarda yapılan araştırmalarda Doğan ve Akgün 9 Bozan beldesinde %74,4, Yılmaz ve ark. 25 Van'da %77,47, Yazar ve ark. 24 Kayseri'de %60,1, Dağcı ve ark. 6 İzmir'de %17,28, Aksın ve ark. 2 Elazığ'da %36,3, Akısu ve ark. 1 İzmir'in sosyo ekonomik düzeyi düşük olan bir okulunda %67,3, Koltaş ve ark. 13 %51,38, Mumcu 15 Trabzon'da %38,7, Polat ve ark.18 Silivri ilçesinde %16,6 ve Şaşmaz ve ark. 21 Adana Doğankent beldesinde %62,6 oranlarında bağırsak parazitlerine rastlamışlardır. Yine Saygı ve ark. 20 Sivas'ta köy ilköğretim okulunda %71,2, Çiftçi ve ark. 5 Afyon'da %37,3, Aktaş ve ark. 3 %48,55, Demirel ve ark. (8) %18,5, Uzun ve ark. 23 %52,5 ve Oğuztürk ve ark. 16 İşitme Engelliler İlk öğretim okulunda %38,9 oranında bağırsak parazitine rastlamışlardır. Ayrıca Özcan ve ark. Kayseri'de 17 %16,1 oranında E. vermicularis'e rastladıklarını bildirmişlerdir. Çalışmada da ilk taramada %45,3 oranında bağırsak parazitine rastlanılmıştır.
Araştırmalarda farklı sonuçların elde edilmesi, incelemelerin yapıldığı bölgenin sosyo ekonomik durumuna, alt yapı sistemine, eğitim seviyesine, beslenme ve temizlik alışkanlıklarına, bölgenin coğrafik yapısının farklılıklarına bağlanabilir.
Malatya'da yapılan araştırmalarda Durmaz ve ark. 10 1997 yılında yetiştirme yurdu öğrencilerinde %89.4, ilkokul öğrencilerinde ise %77,1 oranında parazite rastlamışlardır. Çalışmada ise ilk taramada %45,3 oranında parazite rastlanılmıştır. Parazit oranındaki farklılık altı yıllık bir süre içerisinde ilin alt yapısındaki düzenlemeler ve okullara tarama sonrası yapılan eğitimlere bağlanabilir. Yine Güneş ve ark. 11 %46 oranın da E. vermicularis'e rastlamışlardır. Çalışmada ise aynı parazite %11,1 oranında rastlanılmıştır. İki araştırma arasındaki farklılık şöyle açıklanabilir: Güneş ve ark. 11 gündüzlü eğitim yapan ve sosyo ekonomik düzeyi düşük olan bir okulda çalışma yapmışlardır. Araştırma ise yatılı ve gündüzlü bir eğitim yapan okulda yapılmış olup sosyo ekonomik düzey açısından karmadır. Ayrıca okulda bir revir bulunup kadrolu hemşire görev yapmaktadır. Oranın diğer iki çalışmaya göre düşük çıkması okul hemşiresinin düzenli sağlık hizmetlerinde bulunmasına ve tüm sağlık giderlerinin devlet tarafından ücretiz karşılanmasına bağlanabilir.
Çalışmada birinci taramada E. vermicularis ve G. intestinalis oranları diğer parazitlere göre yüksek bulunmuştur. Birinci taramada rastlanılan parazitlerden sadece E. vermicularis, G. intestinalis ve E. coli'ye ikinci taramada rastlanılmıştır. Selofanlı bant yöntemiyle perianal bölge materyali alınarak yapılan incelemede ise Taenia spp. ve E. vermicularis yumurtaları gözlenmiştir.
Birinci taramada E. vermicularis rastlanılan 6 öğrencide ikinci taramada da yine aynı parazite rastlanılmıştır. Ayrıca birinci taramada G. intestinalis rastlanılan 7 öğrencide de ikinci taramada yine aynı parazite rastlanılmıştır. Bu durum şöyle açıklanabilir;
· Öğrenciler tedaviye cevap vermemiş olabilir,
· Yatılı kalanlar tedaviye cevap vermemiş olan arkadaşları aracılığıyla enfekte olabilirler,
· Gündüzlü eğitim görenler ise aileleri aracılığıyla enfekte olabilirler.
İlk taramada bağırsak paraziti saptanamayan ancak ikinci taramada parazit görülen dokuz öğrencide yeni enfeksiyon olabileceği gibi ilk taramada gözden kaçırılmış veya tedaviye cevap vermemiş olabilir. Kaynak bilgilere göre 22 parazit araştırmak için on gün içerisinde üç dışkı bakısı önerilmektedir. Çalışmada ise bu uygulamanın zaman ve ekonomik açıdan zor olacağı düşünülerek her iki taramada da sadece bir kez inceleme yapılmıştır. Bu neden ile ilk bakıda dokuz öğrencinin tespit edilememe olasılığı mevcuttur.
Baş bitinin araştırılması ile ilgili çalışmalarda ise Polat ve Saygı 19 %0,54, Daldal ve ark. 7 %1, Çetinkaya ve ark. 4 %9,9 ve Karataş ve ark. 12 %10,7 oranında parazite rastlamışlardır. Araştırmada da ilk taramada %5,1, ikinci taramada ise %1,7 oranında baş bitine rastlanılmıştır. Pozitiflik oranı çok düşük olduğundan yapılan istatistiki değerlendirmede anlamlı bir sonuç bulunamamıştır.
Araştırmanın evrenini oluşturan işitme engelli öğrencilerin eğitsel nitelikli öğrenme davranışlarını edinme olanakları normal öğrencilere göre oldukça kısıtlıdır. Bu nedenle işitme engellilere yönelik özel eğitim metotlarından faydalanılarak parazitlerden korunma eğitiminin yapılması sonucu bağırsak parazitlerin görülme oranı anlamlı bir şekilde düşürülmüştür.
Sonuç olarak, engelli öğrencilere yönelik sağlık taramalarında engele yönelik bir halk sağlığı eğitim programına yer verilmesi ve taramaların düzenli periyotlarla tekrar edilerek kontrolün sağlanması önemlidir.