Ülkemizde bağırsak parazitlerinin bölgesel yaygınlığının
Marmara Bölgesinde %10-34, Karadeniz Bölgesinde %54-94,
Ege bölgesinde %12-40, Akdeniz Bölgesinde %55-80, İç Anadolu
Bölgesinde %50-75, Doğu Anadolu Bölgesinde %60-
94, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde %64-96 oranlarında olduğu
bildirilmektedir
4. Özcan ve ark.nın bildirdiğine göre
9 Hatay bölgesinde ilk çalışma Unat ve Mimioğlu'na aittir.
Unat ve arkadaşları 1956 yılında Hatay'a bağlı beş köyden
211 dışkı örneği toplamışlar ve en çok Ascaris lumbricoides'e
114 (%54) örnekte rastladıklarını ifade etmişlerdir.
Özcan ve arkadaşları 9 1994 yılında Hatay'da sulak ve bahçelik
bir yöre özelliğindeki yerleşim birimlerinde yaşayan
ilkokul çocuklarında bağırsak parazitlerini araştırdıklarını bildirmişlerdir. Seçilen 5 ilkokulda öğrenim gören çocuklardan
toplam 1159 dışkı örneği aldıklarını, 1070 öğrenciye selofan
bant yöntemi uygulayabildiklerini ifade etmişlerdir.
Selofan bantların 422'sinde (%34,44) ve dışkı örneklerinin
293'ünde (%25,28) bağırsak paraziti saptadıklarını bildirmişlerdir.
Dışkı örneklerinde %8,46 oranla en fazla G.
intestinalis, %38,97 oranında E. vermicularis‘in ilk sıralarda
yer aldığını bildirmişlerdir. Çalışmamızda (%8,72) oranında E.
vermicularis saptanmıştır. Ayrıca dışkı inceleme sonuçlarında
(%29,4) oranında G. intestinalis ve (%27,5) oranında B.
hominis en fazla görülen parazitler içinde yer almaktadır. Bu
sonuçlara göre son 12 yıl içerisinde bağırsak parazitleri görülme
sıklığı açısından bir değişiklik olmadığı görülmektedir.
Diğer taraftan, Özcan ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada
B. hominis'e rastlanmamıştır. Bizim çalışmamızda ise B.
hominis üçüncü sırada yer almaktadır.
Değerli ve arkadaşları Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi
Parazitoloji Laboratuarına başvuran toplam 5057 hastanın dışkı
örneğini incelediklerini ve %10,5 oranında bağırsak paraziti görüldüğünü
ayrıca 1313 selofan bant örneğinin %6,2'sinde E.
vermicularis yumurtalarının saptandığını bildirmişlerdir 6.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Ana Bilim dalı
koproloji laboratuvarına 1 yıl içerisinde başvuran 3459 (%47,9)'u
erkek, 3761 (%52,1)'i kadın olmak üzere toplam 7220 kişide
bağırsak parazitlerinin araştırıldığı ifade edilmektedir. 7220 kişiden
alınan dışkı örnekleri ile 1340 kişiden alınabilen selofan bant
preparatlarının incelendiği ve toplam 2094 (%29)'ünde bağırsak
parazitinin saptandığı rapor edilmiştir 12.
Çalışmamızda incelenen 1720 selofan bant örneğinin 664
(%38,60)'ü erkek 1056 (%61,39)'sı ise kadınlardan alınmış,
65 (%9,78)'i erkek ve 85 (%8,04)'i kadın olmak üzere toplam
150 (%8,72) kişide E. vermicularis saptanmıştır.
Kahramanmaraş'ta yapılan bir çalışmada 3509 kişiye ait dışkı
örnekleri bağırsak parazitleri açısından incelendiği ve toplam
425 kişide (%12,11) bir veya birden fazla parazitin saptandığı
belirtilmiştir 5.
Baykan ve ark. Konya Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji
laboratuarına 1993-1998 tarihleri arasında başvuran
16083 kişide parazitoloji inceleme yaptıklarını ve 1009
(%6,27)'unda parazit saptadıklarını bildirilmişlerdir 1.
Adana'da Koltaş ve arkadaşları tarafından yapılan çalışmada,
Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji Anabilim
Dalı Laboratuarına 1997-1999 yılları arasında başvuran hastalarda
(%23,51) oranında parazit saptandıklarını ifade etmişlerdir
8. Bizim çalışmamızda saptadığımız %21,3 oranı ile Adana'da
yapılmış çalışmalar uyumlu bulunmaktadır.
Özcan ve ark. Adana Ruh sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde
yatan 102'si erkek 9'u kadın hastaya ait toplam 111 dışkı örneğini
incelediklerini, 33 (%29,7)'ünde parazit saptadıklarını ve en sık
rastlanan parazitin B. hominis olduğunu belirtmişlerdir 11.
Öztürk ve arkadaşları Mersin de yaptıkları çalışmada, bağırsak
paraziti bulunma oranını %4,1 olarak bildirilmişlerdir 10.
Taşçı ve arkadaşları Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji
Laboratuvarına başvuran toplam 14597 kişiye ait dışkı
ve selofan bant incelemesi sonucu, örneklerin %34,86'sında
parazit saptadıklarını bildirmişlerdir 13.
Dışkı incelemesi sırasında 10 kişide D. dendriticum yumurtalarına
rastlanmıştır. Bu hastalardan birkaç gün sonra tekrar
dışkı örneği getirmeleri istenmiş ve inceleme tekrarlanmıştır.
Tekrar bakılarda parazitin görülmemesi üzerine, konu yalancı
parazitlik olarak değerlendirilmiştir. Bu bulgunun, ciğer yemenin
çok yagın olduğu bölgemizde yalancı parazitliğin de
söz konusu olabileceğini göstermesi açısından önemli bir veri
olduğu düşüncesi ile sonuçlarda yer verilmiştir.
Çalışmada elde ettiğimiz sonuçlar güney bölgelerimizdeki
illerde yapılmış olan çalışmalarla uyumlu iken , doğu bölgelerinde
saptanan oranlardan düşük olarak bulunmuştur. Bağırsak
parazitleri görülme sıklığını %21,3 olarak saptadığımız bu
çalışmada, hastanemize başvuran hastaların sosyoekonomik
düzeylerinin, kırsal kesime oranla daha iyi olması nedeniyle
elde edilen sonucun düşük olduğu düşünülmektedir. Ayrıca
dışkı inceleme sonuçlarında %29,4 oranında G. intestinalis ve
%27,5 oranında B. hominis en fazla görülen parazitler içinde
yer almaktadır. Bu durum, kişisel temizlik alışkanlığının yeteri
kadar gelişmediğini ve su şebeke sisteminin yeteri kadar çalışmadığını
ve bunun gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.
İlimize ait olan kırsal kesimler, sulak ve bahçelik bir
yöre özelliğini korumakta, halk geçimini bahçecilikle sağlamaktadır.
Altyapısı tamamlanmamış olan ilimizde, bundan sonra yapılacak
olan çalışmalarda bu yörelerde alınacak sonuçların bize
daha çok katkıda bulunacağı kanısına varılmıştır.