[ Ana Sayfa | Dergi Yönetimi | Yazı İnceleme Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
2006, Cilt 30, Sayı 4, Sayfa(lar) 268-271
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
Hatay ve Çevresinde Saptanan Kutanöz Leishmaniasis Olguları
Gülnaz ÇULHA1, Cenk AKÇALI2
1Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Parazitoloji Anabilim Dalı, Hatay
2Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim Dalı, Hatay
Anahtar Kelimeler: Kutanöz Leishmaniasis, Hatay
Özet
Leishmaniasis; enfekte tatarcıkların deriden kan emerken bulaştırdıkları Leishmania türlerinin memeli konaklarda oluşturdukları bir hastalık grubudur. Kutanöz leishmaniasis (KL); ülkemizde şark çıbanı, Antep çıbanı gibi isimlerle anılan, başlıca deride ve bazen mukozalarda, yerinde deriden çökük iz bırakarak iyileşen deri hastalığıdır. Haziran 2003 yılı Ekim ayı ile 2005 yılı ayları arasında Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji laboratuarına kutanöz leishmaniasis şüphesi ile cilt lezyonu olan 55 olgu başvurmuştur. Mikroskop incelemesinde Leishmania amastigot şekilleri görülerek pozitif saptanan 40 olguya KL tanısı konulmuştur. Hastalardan 13'ü erkek (%32,5) 27'si (%67,5) kadındır. Hastalığın en sık 0-20 yaş aralığında (%57) görüldüğü, lezyonların en sık olarak yüz (%67,5) ile el ve ayaklarda (%32,5) görüldüğü belirlenmiştir. Hastaların 14'ünde lezyon sayısı 2 ila 8 arasında olduğu, lezyon sürelerinin ise en az 1 ay en fazla 3 yıl olduğu tespit edilmiştir. Hastaların çoğu İskenderun/Kırıkhan, İskenderun/Arsus, Serinyol, Altınözü, Samandağ Antakya, Harbiye ilçelerinden olup, tarımla uğraşmaktadırlar. KL tanısının en fazla oldugu ayların Mayıs ve Haziran olduğu da belirlenmiştir. Laboratuarımıza başvuran hastaların bazılarının henüz bildirimi olmayan yerleşim merkezlerinden olması, Hatay İli ve çevresinde KL odaklarının artmakta olduğu kanısını uyandırmıştır.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Leishmaniasis; enfekte tatarcıkların kan emme sırasında bulaştırdıkları Leishmania türlerinin memeli konaklarda oluşturdukları bir hastalık grubudur. Kutanöz leishmaniasis (KL); ülkemizde şark çıbanı, Antep çıbanı gibi isimlerle anılan, başlıca deride ve bazen mukozalarda, yerinde deriden çökük çirkin bir iz bırakarak iyileşen deri hastalığıdır. Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre 80 civarındaki ülkede 20 milyondan fazla leishmaniasis hastası vardır ve her yıl bu sayıya yaklaşık 400 bin yeni olgu eklenmektedir 1,10.

    Kutanöz leishmaniasis tüm dünyada görülebilen bir hastalık olup özellikle Akdeniz'e kıyısı olan ülkelerde, tüm Orta Doğu ülkelerinde, Orta Asya'da, Hindistan, Pakistan ve Güneybatı Afrika'da insidansı çok yüksektir 5,9. Kutanöz leishmaniasis bölgemizde halk arasında şark çıbanı olarak bilinmektedir. Lezyonların ağrısız olması, bir yıl içinde kendiliğinden iyileşebilmesi ve sistemik komplikasyonlara neden olmaması hastalığın toplum tarafından kabul edilmesine neden olmaktadır. Sadece estetik kaygılar nedeniyle daha çok genç kız yada erkek hastalar sağlık kuruluşuna başvurmaktadırlar 4.

    Kutanöz leishmaniasis (KL), Güneydoğu Anadolu Bölgesinde özellikle Şanlıurfa ilinde hiperendemik, Çukurova bölgesinde ise endemik bir hastalık olarak yıllardır hüküm sürmektedir. Sağlık Bakanlığının istatistiklerine göre hastalık son 10-12 yıl içinde artış göstermekte ve özellikle Şanlıurfa, Osmaniye, Adana, Hatay ve Mersin illerinden çok sayıda olgu bildirilmektedir 2. Olguların, 1950'li yıllardan önce en fazla Güneydoğu Anadolu Bölgesinde görüldüğü, 1950'den sonra sıtma kontrolünde kullanılan insektisitler yoluyla azaldığı, ancak daha sonraki yıllarda kontrol çalışmalarındaki yetersizlik sonucu tekrar olgu sayısının arttığı belirtilmektedir 5,7.

    Laboratuarımıza başvuran hastaların bazılarının henüz bildirimi olmayan yerleşim merkezlerinden olması, Hatay İli ve çevresinde Kutanöz leishmaniasis olgu odaklarının artmakta olduğunu düşündürmüş ve bu çalışmanın yapılması planlanmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    2003 yılı Ekim ayı ile 2005 yılı Haziran ayları arasında Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesi Parazitoloji laboratuarına kutanöz leishmaniasis bakısı için cilt lezyonu olan 55 olgu başvurmuştur. Cilt lezyonları alkolle temizlendikten sonra bistüri ile lezyon kenarına 0.5 mm uzunluğunda, 2-3 mm derinliğinde insüzyon yapılarak kanama önlenmiş ve 15 numaralı bistüri ile kazıntı materyali alınmıştır. Ülsere lezyonlardan pastör pipeti yardımıyla ülser içindeki serözite alınmıştır. Her iki yöntemle de alınan kansız seröz materyaller lamlara yayılarak Giemsa boyası ile boyanmıştır. Mikroskopik inceleme, immersiyon objektifi (x1000) kullanılarak yapılmıştır 8.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Mikroskop incelemesinde Leishmania amastigot şekilleri görülerek pozitif saptanan 40 olguya kutanöz leishmaniasis tanısı konulmuştur. Hastalardan 13 (%32,5)'ünün erkek, 27 (%67,5)'sinin kadın olduğu, hastalığın en çok sık görüldüğü yaş aralığının ise 0 ile 20 (%57) arasında olduğu belirlenmiştir (Tablo 1).


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Kutanöz Leishmania tanısı almış hastalarla ilgili olan bilgiler

    Lezyonların en çok yüzde (27/40, %67,5) ve (13/40, %32,5) el ile ayaklarda olduğu saptanmıştır. Hastaların 14'ünde lezyon sayısının 2 ila 8 (%35) arasında olduğu, 13 (%32,5) hastada ise tek lezyon bulunduğu görülmüştür. Hasta bildirimlerine göre lezyon süreleri ise en az 1 ay en fazla 3 yıl olarak tespit edilmiştir. Hastaların çoğu İskenderun/Kırıkhan, İskenderun/Arsus, Serinyol, Altınözü, Samandağ Antakya, Harbiye ilçelerinde olduğu ve tarımla uğraştıkları, hastalığın en fazla tanı aldığı ayların ise Mayıs ve Haziran olduğu saptanmıştır.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 2: Kutanöz leishmaniasis tanısı almış hastalarla ilgili olan bilgiler


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: Giemsa ile boyanan örnekte Leishmania amastigot şekillerinin görünümü (x1000)

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Leishmaniasis; paraziter hastalıklar içinde tedavi ve kontrolünün zor olması nedeniyle sıtmadan sonra ikinci sırayı almaktadır. Antroponotik Kutanöz Leishmaniasis (AKL) Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde özellikle Şanlıurfa ilinde hiperendemik, Çukurova bölgesinde ise endemik bir hastalık olarak yıllardır bulunmaktadır 9,10.

    Kentler arası ulaşımın kolaylaşması, yolculuk ve göçlerin artışı ve AKL'de ana kaynak olan hastaların tedavi edilmemesinin yanı sıra, vektörle düzenli bir mücadele yürütülememesi, sağlıksız kentleşmenin artması gibi pek çok faktör sonucu hastalığın insidansında artış görülebilmektedir 1. Leishmaniasisin oluşmasını sağlayan nedenler arasında enfekte kaynağın tatarcıklar tarafından ısırılmaları insanın rezervuar konak yakınında bulunmasının yanı sıra çevrenin iklim yapısının da önemli olduğu bilinmektedir 8,9. Bölgede Phlebotomus‘ların aktif olduğu sezon olan Nisan –Eylül ayları arasında bulaşın olduğu, çoğunlukla da sıcak geçen Haziran – Ağustos arasında gerçekleştiği bildirilmektedir 3.

    Dünya Sağlık Örgütü kayıtlarında yer alan verilerin çoğunlukla pasif sürveyanslardan elde edildiği bildirilmiştir 12.

    Laboratuarımıza başvuran hastaların çoğu 20-40 yaş grubunda olup, estetik olarak rahatsızlık duyduklarından geldiklerini belirterek en sıklıkla Mayıs - Haziran ayları arasında müraccat etmişlerdir. Hastalar daha çok İlimizin kırsal kesiminde yaşayan, çoğunluk olarak tarım işiyle uğraşan kişilerdir. Genel olarak yaz aylarında dışarıda uyuyan bu kişilerin korunma anlamında herhangi bir önlem almadıkları da saptanmıştır.

    Lezyonların genelde yüz ile alt ve üst ekstremitelerde olması ve 20 yaş altındaki kişilerde daha sık görülmesi ile hipernedemik bölge olan Şanlıurfa ilimizdeki özelliklere 5 benzerlik göstermekte ancak tek lezyonlu hasta sayısının az olması ile bu ilimizdeki hastalık karakterinden ayrılmaktadır.

    Hastaların çoğu, İskenderun/Kırıkhan, İskenderun/Arsus, Serinyol, Altınözü, Samandağ, Antakya, Harbiye olup, tarımla uğraşmaktadırlar. Laboratuarımıza başvuran hastaların bazılarının daha önce bildirim yapılmamış yerleşim merkezlerinden olması, Hatay İli ve çevresinde Kutanöz leishmaniasis odaklarının artmakta olduğunu düşündürmektedir. Sağlık Bakanlığı'nın istatistiklerine göre hastalık son 10-12 yılda giderek artış göstermekte ve özellikle Şanlıurfa, Osmaniye, Adana, Hatay, Kahramanmaraş ve Mersin illerinden çok sayıda olgu bildirilmektedir. Son 15 yılda 30.000 den fazla olgu bildirilmesine rağmen gerçek sayının daha fazla olduğu tahmin edilmektedir 6,9. Ülkemizde T.C Sağlık Bakanlığı verilerine göre 1989-2001 yıllarında toplam 27.929 KL'li olgu bildirilmiştir. Bu olguların illere göre dağılımı incelendiğinde KL nin endemik olarak gözlendiği Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Çukurova bölgesinin yanı sıra yıllar içinde dalgalanmalar göstermekle beraber İçel'de artma eğilimi olduğu dikkat çekmektedir 2,5,9. Hatay İl Sağlık Müdürlüğü verilerine göre 1994-2004 yılları arasında bildirimi yapılmış olan toplam 1079 olgu bulunmaktadır. Ancak hastalığın 2002-2004 yılları arasında sayıca artış gösterdiği saptanmıştır 11. Hatay ve çevresinde en fazla İskenderun, Altınözü, Kırıkhan'dan KL olguları bildirilmektedir. Laboratuarımıza başvuran hastaların bazılarının henüz bildirimi olmayan yerleşim merkezlerinden olması, KL odaklarının artmakta olduğunu düşündürmektedir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Altıntaş N, 1993. GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) ve Paraziter Hastalıklar (Özcel MA, ed) İzmir; Ege Üniversitesi Basımevi, s.89-120.

    2) Akkafa F, Şimşek Z, Dilmeç F, Bulut K, Alim A, Vural H, Aygan Ç, Kahraman Ö, 2000. Şanlıurfa ilinde Kutanöz Leishmaniasis Epidemiyolojisi. Türkiye Parazitol Derg, 26 (2):34-37.

    3) Alten B, Çağlar SS, 1998. Vektör ekolojisi ve Mücadelesi. Sağlık Bakanlığı Yayını, Ankara .

    4) Ertuğ S, Aydın N, Gültekin N, Akpolat N, Doyuran E , 2002. Türkiye Parazitol Derg, 26(2): 140-142.

    5) Gurel MS, Ulukanlıgil M, Ozbilge H, 2002. Cutaneous leishmaniasis in Şanlıurfa. Epidemiologic and clinical features of last four years (1997-2000). Int J Dermatol, 2002;41:32-37.

    6) Köktürk A, Baz K, Aslan G, Kaya T, Yazıcı AC, İkizoğlu G, Çamdeviren H, 2002. İçel'de kutanöz leishmaniasisin durumu. Türkiye Parazitol Derg, 2726( 4): 367-369.

    7) Uzun S, Uslular C, Yücel A. Acar MA, Özpoyraz M, Memişoğlu HR, 1999. Cutaneous leishmaniasis:evaluation of 3074 cases in the Çukurova Region of Turkey. Br J Dermatol, 140: 347-350.

    8) Uzun S, Durdu M, Culha G, Allahverdiev AM, Memişoğlu HR, 2004. Clinical features, epidemiology, and efficacy and safety of intralesional antimony treatment of cutaneous leishmaniasis:recent experience in Turkey. J Parasitol, 90(4): 853-859.

    9) Ok ÜZ, Balcıoğlu İC, Özkan Taylan A, Özensoy S, Özbel Y, 2002. Leishmaniasis in Turkey. Acta Tropica, 84: 43-48.

    10) Ozbel Y, Turgay N, Ozensoy S, Ozbilgin A, Alkan MZ, Ozcel MA, Jaffe CL, Schnur L, Oskam L, Abranches P, 1995. Epidemiology, diagnosis, and control of leishmaniasis in Mediterranean region. Ann Trop Med Parasitol, 89:89-93.

    11) World Health Organization Document, 1990. TDR. /CTD/HH Geneva:WHO:90.1

    12) Hatay il Sağlık Müdürlüğü Şube Kayıtları 1998-2004.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]


    "Türkmedline Ulusal Atıf İndeksi"ne dahil dergilerde aldığı atıflar:
    Türkiye Parazitoloji Dergisi
    M BAHADIR SUCAKLI, GÜNAY SAKA
    DİYARBAKIR'DA ŞARK ÇIBANI EPİDEMİYOLOJİSİ
    EPİDEMİOLOGY OF CUTANEOUS LEİSHMANİASİS İN DİYARBAKİR (2002-2006)

    Türkiye Parazitoloji Dergisi 2007; 31(3): 165 - 169.
    [ÖZET]

    [ Ana Sayfa | Dergi Yönetimi | Yazı İnceleme Kurulu | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]